BİNBİRÇEŞİT

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda

KISACASI HAYATINIZA DAİR HERŞEYİ BULACAĞINIZ BİR SİTEDESİNİZ...


Kategorilerim



Yazılarım

BU YİYECEKLERİ YİYİN MUTLU OLUN
ÖMRÜNÜZÜ UZATACAK 30 ÖNEMLİ ADIM
GARANTİ BANKASI
AVUSTURYADA İŞ BUL...
AMERİKADA İŞ BULUN . . .!




Bağlantılarım

* neslihobi
* yenisu köyü
* doğal mucizeler
* DNA HARİKASI


Ziyaretçilerim






Reklamlarım











Bannerim











Dostsiteler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
putri Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence






Turk Bayrağı


BU YİYECEKLERİ YİYİN MUTLU OLUN

Çilek, muz, üzüm ve portakal yiyenlerde mutluluk ve canlılığın arttığını dile getiren Aydın Özdemir, kendisini güçsüz ve sinirli hissedenlerin muz yemesini tavsiye etti.

Aydın Özdemir, insanların günlük hayatta yaş ve kilolarını göz önünde bulundurarak meyve tüketmelerinin sağlıklarına ve mutluluklarına olumlu etki yapacağını belirtti.

C vitamini deposu olan çileğin önde gelen afrodizyaklar arasında yer aldığını, vücutta tüm salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırdığını, yüksek tansiyonu düşürdüğünü, damarları temizlediğini, kansere karşı koruduğunu ifade eden Özdemir, muzun da kokusuyla bile mutluluk verebildiğini söyledi. Kendisini güçsüz ve sinirli hissedenlere muz yemelerini öneren Özdemir, kalsiyum ve magnezyum içeren muzun strese iyi geldiğini vurguladı.

Üzümün şeker içermesi nedeniyle bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir besin olduğunu anlatan Özdemir, C ve B vitamini açısından zengin olan portakalın da insana dinamizm verdiğini bildirdi.

ÇİKOLATA, DONDURMA, FISTIK VE MAKARNA
Meyvelerin yanı sıra çok yememek şartıyla, insana mutluluk veren diğer maddelerin çikolata, dondurma, fıstık ve makarna olduğuna işaret eden Özdemir, buğday ekmeğinin sıkıntıları unutturduğunu, simitin de yağ ve protein içermesi nedeniyle insanları mutlu eden yiyecekler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.


Kaynak: ntvmsnbc.com


Tarih: 07:58, 14/10/2008 Kategori: SAGLIK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÖMRÜNÜZÜ UZATACAK 30 ÖNEMLİ ADIM

1. Seks yapın. Seks kan dolaşımını hızlandırır, kolesterolü düşürür ve iyi hissetmeyi sağlar. Sabah seks yapmak kandaki şeker oranınızı düşürür ve vücudunuz enerji için yağ kullanmaya başlar.

2. Gülün. Bilim adamları günde 15 dakika gülmenin hayatı 8 yıl uzattığını belirtiyor.

3. Domates tüketin. Günde bir prosiyon domates yemek kalp hastalıklarını yüzde 30 azaltır.

4. Kötü hissettiğinizde okuyun. Araştırmalar üzüntülü zamanlarda farklı şeyler yapmanın yararlı olduğunu belirtiyor.

5. Patates, havuç gibi kök sebzeler tüketin. Pancar kalp çarpıntısını önler ve kolesterolünüzü düşürür. Havuç sağlıklı görmenizi sağlar ve yabani havuç spina bfida ve diğer doğumsal zararları önler.

6. Kan verin.. Kan bağışı yapan erkekler vermeyenlere oranla 17 kez daha az kalp krizi geçirir. Bilim adamları kan vermeyle fazla demir, kalp kriziyle ilişkili antioksidanların azaldığını belirtiyor.

7. Ailesel hastalık risklerinizi bilin. Ailenizde tansiyon, alkolizm, kalp hastalıkları gibi riskler varsa sizde risk altında olabilrisiniz.

8. Klasik müzik dinleyin. Oxford Üniversitesi uzmanlarına göre Beethoven kalbinizi korur, kan basıncını azaltır ve tansiyonu düşürür.

9. Salsa yapın. Tüm danslar iyidir ancak salsa saatte 420 kalori yakmanızı sağlar.

10. Evlenin. Araştırmalar, evli erkeklerin bekarlara göre 3 yıl daha uzun yaşadığını gösteriyor.

11. Başkalarının düşüncelerine takılmayın. Daha az stresli ve uzun yaşarsınız,

12. Ekmeklerin kabuklarını yiyin.

13. Ani hareketlerden kaçının. Gürültü duyduğunuzda, saat çaldığında, tansiyon sebebiyle kalbiniz sıkıştığında panik yapmayın. Bu tür durumlarda durumu daha kötüleştirirsiniz.

14. Ufak tefek günlük işlerinizi yapın. 20 dakikada camlarınızı temizlerken 80 kalori, evi süpürürken 90 kalori, ütü yaparken 65 kalori yakın. Hem formda kalır hem de uzun yaşarsınız.

15: Mutsuz olduğunuzda sizi mutlu edecek yerlere gidin.

16. Yeni şeyler öğrenin.. 100 yaşına ulaşan birçok insan enstrüman çalmayı ve yeni bir dil öğrenmeyi amaç edinmiş.

17. Temizliğinize önem verin. Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için bakterisiz, temiz ortamlarda bulunun.

18. Uyuyun ancak çok uyumayın. Yapılan araştırmalarda günde 8 saatten az ya da çok uyuyanların yaşam sürelerinin kısaldığı belirtiliyor.

19. Ev hayvanı alın. Kedi ve köpek sahipleri daha az stresliler ve tansiyonları daha düşük.

20. Sigara içmeyin.

21. temiz havası olan bir yerde yaşayın. Kırsal kesimde yaşayanlar şehirde yaşayanlara oranla daha uzun yaşıyor.

22. Çikolata yiyin. Yüzde 70 kako oranına sahip çikolata tüketenlerin yaşam sürelerinin daha uzun olduğu belirtiliyor.

23. Tuvaletinizi mutlaka kontrol edin. Rengi ve kan içerip içermediğne dikkat edin.

24. Etiketleri okuyun. Anladığınız etiketlere sahip gıdalar anlamadıklarınızdan daha sağlıklıdır.

25. Sarımsak tüketin. Kan basıncını düzenler, kal krizi riskini önler.

26. Güneş banyosu yapın. Günde sadece 15 dakika güneşte kalmak D vitamini seviyesini yükseltir. Diyabet, kalp hastalıkları ve depresyon riskini azaltır.

27. Bir fincan çay için. Araştırmalar siyah ya da gri çayın antioksidanları temizlediğini, kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini, diş sağlığını koruduğunu, kemik sağlığını koruduğunu ve kalp sağlığını güçlendirdiğini belirtiyor.

28. Kendinizi sevin. Yaptığınız şeylerden dolayı suçluluk duymayın, kendinizi sevin.

29. Banyonuzu temiz tutun ve her gün ılık bir duş almaya çalışın.

30. Çerez yiyin. Fındık, ceviz, badem kanser riskini önlüyor, enerji veriyor.


Kaynak: ivillage


Tarih: 07:53, 14/10/2008 Kategori: SAGLIK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Cep telefonun zararlarından korunma

 

Cep telefonun zararlarından korunma

cep  telefonları, teknolojinin geliştirdiği en vazgeçilmez alışkanlıklarımızdan biri hiç kuşkusuz. Ancak teknolojik her ürünün olduğu gibi, cep telefonlarının da yararları kadar zararları var. Peki, hem cep telefonlarından vazgeçmeyip hem de zararlarından nasıl korunabiliriz? Öncelikle, cep telefonunu bir uzvumuz gibi görmemek ve muhabbet aracı olarak kullanmamak, alabileceğimiz en basit ama en etkili önlemler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, cep telefonlarının kısa vadeli zararlarını; "görüş alanında daralma, kalp rahatsızlıkları, kalp pilinin bozulma riski, hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski, yoğun stres ve yorgunluk hissi, kalıcı işitme bozuklukları, konsantrasyon ve dikkat bozulması, embriyo gelişiminin zarar görmesi, kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma, kadınlarda düşük riskinin artması, işitmede geçici aksaklıklar oluşması, kan hücrelerinin bozulması, baş ağrısı ve sersemleme, bağışıklık sisteminin bozulması" olarak sıralıyor.

Uzmanlar cep telefonlarının uzun vadeli zararlarının ise , "yüksek tansiyon, genetik yapının bozulması, sperm sayısının azalması, beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri, cilt kanseri, kan beyin bariyerinin zedelenmesi" olduğunu kaydediyor.
İşte, cep telefonlarının tüm bu zararlarından korunmanın basit ama en etkili yolları:
Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konuşmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek.

Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırmamak, telefonları onların yakınında tutmamak.
Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak.

Hamilelik süresince cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak, evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak.

Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak. Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir; çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır.

cep telefonu geceleri sizi en savunmasız halde yakalar

Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmak. Söz gelişi, gece boyunca başucunuzda duracak çalar saat, biyolojik ritminizi altüst edecek, cep telefonuyla aynı işlevi görecektir.
Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.

Cep telefonunun sizi en savunmasız zamanınızda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanmak.
Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefonun çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu baş bölgesinden uzakta tutmak, gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye başladıktan 12 saniye sonra cihazı kulağa götürmek daha güvenlidir.

Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapmamak. Cihaz bu alanlarda çekmediği için, görüşmenin gerçekleşmesi, baz istasyonunun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir.
Baz istasyonları ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmak. Zira, radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar görür.

Sar değeri daha düşük bir cihazı tercih etmek, daha az radyasyona
maruz kalmak demektir. Bu nedenle, SAR değeri düşük cep telefonları kullanılmalıdır.
Harici antenli cep telefonlarını tercih etmek.

Cep telefonunu gün içinde vücuttan olabildiğince uzakta, söz gelişi çantada, çanta kullanılmıyorsa en dış cepte taşımak.

Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.

Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakın bir yerde taşımamak.

Yakında bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine, istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak.

Cep telefonunun bir uzvumuz olduğunu zannetmemek, hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak, mümkün mertebe klasik iletişim araçlarını kullanmak


Tarih: 15:35, 27/4/2008 Kategori: SAGLIK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

10 maddede sigaranın ‘faydaları’

 

“Sigaranın faydası olur mu hiç!” demeyin; işte size sigaranın faydaları...

1950 - 1975 yılları arasında 10 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüştür.
1-) Sigara içeni köpek ısıramaz; çünkü kişi yürüme zorluğu çektiğinden, yanında baston taşır ve gerektiği zaman kullanabilir.

2-) Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar boğulurcasına öksürür; ses yapar.

3-) Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin koktuğundan yanına sinek bile yaklaşamaz.

4-) Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca nefes nefese kalacağını bilir.

5-) Yürümek için zorlanmaz; çünkü sevdikleri onu tekerlekli iskemlede gezdirir.

6-) İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur, yani vefat eder.

7-) Yüzüne renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları nikotinin etkisiyle sapsarı olur.

8-) Vücudu bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları titrer.

9-) Ülke kalkınır; çünkü tütün sanayi kuruluşları bol miktarda para kazanır.

10-) Köyden kente olan göç azalır, çünkü tütün tarlalarında çalışması gereken insan sayısı artar. Bu da kente olan göçleri engeller.

Daha birçok ‘fayda’ sıralayabiliriz... Nasıl; güzelmiş değil mi? Eğer böyle hızla sigara tüketmeye devam edersek, sonumuz çok kötü olacak. Hem maddi hem de manevi yönden açığımız çok büyüyecek. Yabancı sigara markaları piyasada olduğu için yurt dışına büyük bir para akışı gerçekleşmektedir. Unutmayalım ki bu da en çok bizim yaşam kalitemizin, refahımızın düşmesini sağlar. Evet, karar bizlere kalmış. Sigara içip ‘faydalarından’ mı yararlanalım, yoksa içmeyip yaşamımızı mı sürdürelim? Böyle kötü alışkanlıklar genelde ergenlik döneminde başlar. Bundan dolayı gençlerimizin arkadaş çevresine dikkat edelim.

(Gaste okuru Mert Çavdar, sigaranın zararlarını esprili bir dille aktardı.)

 

 


Tarih: 22:23, 19/4/2008 Kategori: SAGLIK
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY